Sunday, 23 May 2010

Romantik piknik

19 Mayıs sabahı... Erkenden yataktan uçup perdeleri açtım. Yaşasın, güneş ışıl ışıl, piknik günü bugün.

Hafif bir kahvaltıdan sonra köfteleri yaptım, piknik sepetini hazırlamaya koyuldum. Memduh'un okula uğraması lazım, 19 Mayıs için tören var. Öğleye doğru evde olur sonra pikniiiikkkk...

Birkaç saat geçti. Köfteler, sucuklar, hellim peyniri sepette hazır. Ama hava bir tuhaf. Bulutlar toplandı, güneş gitti. Ne yapsak ki? Bugünü dışarıda geçirme fikrine çok alıştırdık kendimizi günlerdir. Köfteleri pişirip sandviç ekmeklerinin arasına yerleştirdik, piknik yapamasak da açık havada yağmur bile yağsa yeriz. Ama sevgili inatçı. Biz yine de mangalımzı ve sepetimizi alalım, dedi. Düştük yola. Hedefimiz Şelale, mesafemiz 40 km.

İlerledikçe Eskişehir'in bozkır ortamından uzaklaşıp yeşillikler içinde buluyoruz kendimizi. Muhteşem: doğa, yeşillik, sakinlik, yalnızlık... Şelale piknik alanına vardığımızda dere kenarına attık kendimizi. Hava kapalı ama çok soğuk sayılmaz. Yağmur da yok. Hadi bakalım, işe koyulalım, acıktık.



Hayatımızı saran kasvetten, işlerden, tezden, günlük yaşamın saçmalıklarından, çevremizdeki her şeyden uzakta güzel bir öğleden sonra geçirdik sevgiliyle... Yaşasın!

0 comments: